Low code nedir ve işletmeniz için neden önemli? Low code platformların BPM ile entegrasyonu, kurumsal uygulama geliştirme yetenekleri ve dağıtım esnekliği hakkında kapsamlı rehber. Mitler, gerçekler ve başarı hikayeleri.

Yazılım geliştirme dünyasında son yıllarda yaşanan belki de en büyük dönüşüm, low code platformların yaygınlaşması oldu. Ancak bu kadar popüler bir kavram haline gelmesine rağmen, "low code nedir" sorusu hâlâ birçok kişinin kafasında soru işareti bırakıyor. Daha da önemlisi, low code platformların sadece basit uygulamalar için mi yoksa gerçek kurumsal ihtiyaçlar için de kullanılabilir mi olduğu tartışılıyor.
Gelin bu yazıda low code'un ne olduğunu, ne olmadığını ve işletmenizin dijital dönüşüm sürecinde size nasıl yardımcı olabileceğini anlamaya çalışalım.
Low code, kelime anlamıyla "düşük kod" demek. Ama bu tanım biraz yanıltıcı olabilir. Çünkü low code platformlar, kod yazmayı tamamen ortadan kaldırmıyor—aksine, kod yazma ihtiyacını önemli ölçüde azaltıp süreci hızlandırıyor.
Geleneksel yazılım geliştirmeyi düşünün. Bir yazılım geliştirici, istediğiniz uygulamayı satır satır kodlayarak oluşturur. Veritabanı tasarımından kullanıcı arayüzüne, iş mantığından entegrasyonlara kadar her şeyi elle yazmak zorunda kalır. Bu süreç aylar alabilir ve önemli bir teknik uzmanlık gerektirir.
Low code platformlar ise bu süreci görsel araçlarla basitleştiriyor. Sürükle-bırak arayüzleri, hazır bileşenler ve otomatik kod oluşturma özellikleriyle uygulama geliştirme sürecini hızlandırıyor. Ancak—ve bu çok önemli—karmaşık ihtiyaçlar olduğunda kod yazma imkanını da sunuyor.

Low code ve no code terimleri sık sık birbirinin yerine kullanılsa da, aralarında kritik farklar var.
No code platformlar, adından da anlaşılacağı gibi, hiçbir kod bilgisi gerektirmeden uygulama geliştirme vaat ediyor. Tamamen görsel araçlarla çalışıyor ve teknik olmayan kullanıcıları hedefliyor. Basit iş akışları, form tabanlı uygulamalar veya temel veri toplama araçları için harika çözümler sunuyorlar.
Low code platformlar ise daha esnek bir yaklaşım benimsiyor. Uygulamanızın %80-90'ını görsel araçlarla oluşturabilirsiniz, ama o kalan %10-20 için—entegrasyon mantığı, özel iş kuralları, karmaşık hesaplamalar—kod yazabilme yeteneğiniz var.
Emakin'in yaklaşımı tam da bu dengede duruyor. Platform olarak low code olmanın verdiği hızı sunuyoruz, ama kurumsal gereksinimlerin karmaşıklığına da yanıt verebilecek teknik derinliği sağlıyoruz.
Bu fark neden önemli? Çünkü gerçek iş dünyasında nadiren tamamen standart süreçler bulursunuz. QNB Invest gibi finans kuruluşları karmaşık onay zincirleri ve özel hesaplama mantıkları gerektiren süreçler yürütüyor. Böyle durumlarda, no code platformlar yetersiz kalırken, low code esnekliği hayat kurtarıcı oluyor.
Piyasada onlarca low code platform var. Peki hangisi sizin ihtiyacınıza uygun? İşte dikkat etmeniz gereken temel özellikler:
Low code platformların temelinde iş akışlarını görselleştirme yeteneği yatıyor. Bir süreç adımlarını akış şeması gibi çizebiliyor musunuz? Onay zincirlerini, koşullu dallanmaları, paralel işlemleri görsel olarak tasarlayabiliyor musunuz? Bu özellik, iş süreçlerine hakim ancak teknik olmayan ekip üyelerinin süreci anlamasını ve tasarlamasını sağlıyor.
Kullanıcı arayüzlerini oluşturmak geleneksel geliştirmede en çok zaman alan işlerden biri. İyi bir low code form tasarım aracı, sadece görsel değil aynı zamanda veri doğrulama, koşullu alanlar, dinamik içerik gibi gelişmiş özellikleri de desteklemeli.
Hiçbir yazılım izole çalışmıyor. ERP sisteminiz, CRM'iniz, e-posta servisiniz, ödeme ağ geçidiniz—bunların hepsiyle konuşabilen bir platform olmak zorunda. REST API desteği, veritabanı bağlantıları, hazır konnektörler... Bunlar olmazsa olmazlar.
Kritik bir nokta: Platformunuz sadece bulutta mı çalışıyor, yoksa kendi sunucunuzda da kurabilir misiniz? Veri güvenliği ve uyumluluk gereksinimleri olan sektörler için—bankacılık, sigorta, kamu—bu seçenek hayati önem taşıyor.

Low code popülerleştikçe, etrafında bazı yanlış anlaşılmalar da türedi. Gelin bunları açıklığa kavuşturalım.
En yaygın yanılgılardan biri bu. Evet, low code ile basit uygulamalar yapabilirsiniz. Ama aynı zamanda kurumsal ölçekte, binlerce kullanıcılı, karmaşık iş süreçleri yöneten sistemler de geliştirebilirsiniz.
Örneğin, yüzlerce mağazayı yöneten bir perakende zinciri, low code platformda envanter yönetiminden satın alma onaylarına, personel planlamasından müşteri hizmetlerine kadar tüm operasyonlarını yürütebiliyor. Basit mi? Kesinlikle değil. Low code mu? Kesinlikle evet.
Low code, yazılım geliştirme sürecini demokratikleştirir, evet. İş analistleri, süreç uzmanları ve teknik olmayan çalışanlar uygulama geliştirebilir. Ancak bu, yazılımcılara hiç ihtiyacınız olmayacağı anlamına gelmez.
Yazılımcıların rolü değişiyor. Artık her küçük form değişikliğiyle uğraşmak yerine, karmaşık entegrasyonlar, performans optimizasyonu ve platform yönetişimi gibi daha stratejik işlere odaklanabiliyorlar.
Tam tersine. Güvenlik endişesi low code platformlarda daha az olmalı. Neden? Çünkü platform sağlayıcısı güvenlik güncellemelerini, yamaları ve best practice'leri merkezi olarak yönetiyor.
Elle kod yazarken bir güvenlik açığı bırakma ihtimali her zaman var. Güvenlik ve uyumluluk standartlarını merkezi olarak yöneten bir platform kullanırken ise bu risk önemli ölçüde azalıyor.

Low code platformlar konuşurken BPM yaklaşımından bahsetmemek eksik olur.
BPM, iş süreçlerinizi tanımlama, yürütme, izleme ve optimize etme disiplini. Low code ise bu disiplini hayata geçirmek için kullandığınız araç. İkisi bir araya geldiğinde güçlü bir sinerji oluşuyor.
Düşünün: Satın alma sürecinizi optimize etmek istiyorsunuz. BPM yaklaşımıyla süreci analiz ediyor, darboğazları tespit ediyor ve iyileştirme fırsatlarını belirliyorsunuz. Sonra low code platform ile bu yeni süreci hızlıca sistemleştiriyorsunuz. Kullanıcılardan geri bildirim alıyor ve hemen düzenleme yapabiliyorsunuz.
Bu döngü—analiz, geliştirme, test, iyileştirme—geleneksel yazılım geliştirmede aylar sürerken, low code BPM platformlarında haftalar, hatta günlere iniyor.
Emakin'in platform yaklaşımı tam da bu entegrasyonu hedefliyor: BPM yetkinliklerini low code geliştirme kolaylığıyla birleştiren tek bir platform.
Low code platformların uygulama alanı düşündüğünüzden çok daha geniş. İşte bazı örnekler:
İzin talepleri, satın alma onayları, bütçe istekleri, masraf raporları... Şirketlerin neredeyse tamamının benzer süreçleri var. Bunları e-posta ve Excel ile yönetmeye çalışmak verimsizliğin ta kendisi. Low code platform ile bu süreçleri birkaç günde dijitalleştirebilir, takip edilebilir ve raporlanabilir hale getirebilirsiniz.
Müşterilerinizin sipariş durumu görüntülemesi, destek talebi açması, fatura indirmesi gibi işlemleri yapabildiği bir portal oluşturmak istiyorsunuz. Geleneksel yöntemle aylar sürer. Low code ile haftalar.
Perakende, lojistik, imalat sektörlerinde envanter takibi hayati önem taşıyor. Stok hareketlerini, transfer taleplerini, sayım süreçlerini yöneten uygulamalar low code platformların güçlü yönlerinden biri.
Müşteri şikayetleri, kalite kontrol süreçleri, hukuki takipler... Bu tür vaka yönetimi süreçleri standart iş akışlarından farklı çalışır. Her vaka benzersiz olabilir ve süreç dinamik olarak şekillenebilir. Low code platformlar bu esnekliği sağlayabilir.
Teoride her şey güzel görünüyor, değil mi? Peki pratikte ne oluyor?
Örneğin, Türkiye'nin önde gelen finans kuruluşlarından QNB Invest, karmaşık yatırım süreçlerini ve onay mekanizmalarını yönetmek için low code BPM platformunu kullanıyor. Müşteri işlemleri, risk değerlendirmeleri, uyumluluk kontrolleri... Bunların hepsi merkezi bir platformda yönetiliyor.
Sonuç? Süreç şeffaflığı arttı. Onay süreleri kısaldı. Ve en önemlisi, değişen regülasyonlara hızla uyum sağlayabilir hale geldiler.
Bu tür dijitalleşme hikayeleri artık istisnai değil. Kuruluşlar, hızlı değişen piyasa koşullarına ayak uydurabilmek için çevik ve esnek teknolojilere ihtiyaç duyuyor. Low code platformlar, bu ihtiyaca yanıt veren en önemli araçlardan biri.
Piyasada birçok low code platform var. Hangisini seçeceğinize karar verirken şu sorular yardımcı olabilir:
Platform sadece basit uygulamalar mı destekliyor, yoksa kurumsal gereksinimlerinizi de karşılayabilecek derinliğe sahip mi? Başlangıçta basit görünen bir ihtiyaç zamanla karmaşıklaşabilir. Platform bunu destekleyebilmeli.
Mevcut sistemlerinizle entegre olabiliyor mu? ERP'niz, CRM'iniz, veritabanlarınız... Bunlarla konuşamayan bir platform adada kalmış demektir.
Bulutta mı çalışıyor, kendi sunucunuzda da kurabilir misiniz? Veri yerelliği ve uyumluluk gereksinimleri olan sektörler için bu kritik.
Sadece teknik ekibiniz mi kullanabiliyor, yoksa iş birimleriniz de süreçlere katkı verebiliyor mu? Low code'un gücü, teknik olmayan kullanıcıları sürece dahil etmesinde yatıyor.
Platform kilitlenmesi riski var mı? Geliştirdiğiniz uygulamaları başka bir platforma taşıyabilir misiniz, yoksa o platforma tamamen bağımlı mı kalıyorsunuz?
Gartner'a göre 2025 yılına kadar geliştirilen yazılımların %70'i low code veya no code platformlarda yapılacak. Bu rakamlar hava mı? Değil.
Yazılım geliştirme talebinin artış hızı, yazılımcı arzının artış hızını çoktan geçti. Dijital dönüşüm sadece teknoloji şirketlerinin değil, her sektörden işletmenin gündemi. Bu ihtiyacı karşılamanın yolu, geliştirme süreçlerini demokratikleştirmekten ve hızlandırmaktan geçiyor.
Low code platformlar bu açığı kapatıyor. İşletmelerin kendi dijital çözümlerini, kendi ihtiyaçlarına göre, hızlıca geliştirmelerini sağlıyor.
Ancak—ve bu önemli—low code bir sihirli değnek değil. Başarılı olmak için doğru platform seçimi, iyi bir yönetişim modeli ve değişim yönetimi gerekiyor. Sadece teknolojiyi kurmak yetmiyor; insanları, süreçleri ve kültürü de dönüştürmeniz gerekiyor.
Low code platformlar her işletme için uygun mu? Belki hayır. Çok spesifik, yüksek performans gerektiren veya son derece özel teknolojiler gerektiren uygulamalar için geleneksel geliştirme daha uygun olabilir.
Ama eğer:
Low code platformlar tam da aradığınız çözüm olabilir.
Emakin'in yaklaşımını keşfedin ve low code'un işletmeniz için ne anlama gelebileceğini görün. Çünkü dijital dönüşümün geleceği, hızlı, esnek ve güçlü platformlardan geçiyor.
Insights on process automation, product updates, and what's happening at Emakin
Süreç yönetimi, ürün geliştirmeleri ve Emakin'deki güncel gelişmeler